BAŞKAN'DAN

Değerli Meslektaşlarım

Ülkemizde bilimsel eczacılığın 175. yılını kutlamaya hazırlandığımız bugün, Soma’dan gelen maden felaketi haberi yüreklerimizi yaktı. Bu son olsun demek, ölenlere rahmet, ailelerine başsağlığı dilemek yeterli olmuyor. Bütün bu alışılagelmiş sözler ne acıları hafifletiyor ne de sorunu çözüyor.

Bugün kömür madeni ocaklarında can güvenliğini sağlayamayan yetkililerin nükleer santral projelerinden bahsetmesi son derece düşündürücüdür.

Unutulmamalı ki, yaşam hakkı, sağlık ve adalet ülke insanının devletine aidiyet duymasını sağlayacak en önemli değerlerdir.

Hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı ilkesindeki tereddütlerin yaşandığı,  siyasi davranış ve üslubun düzey kaybettiği günümüzde yaşananları kaygı ile izlemekteyiz. 

Mesleki yaşam koşullarımızın her geçen gün kötüleşmesi de hepimizin yaşadığı bir başka gerçektir.

Üzülerek ifade etmek zorundayız ki, sağlıkta dönüşüm politikalarının hayata geçirilmesinden sonra her yıl mesleğimizin hizmet pratiğinde tanımlanmış bilimsel görevlerimizden hızla uzaklaşmakta, ilacın sorumlusu olmaktan çok sistemin ortaya çıkardığı üstümüze vazife olmayan görevlerin asgari ücretli memuru olmaya dönüşmekteyiz.

Siyasi otoritenin Eczacıyı ilacın doğru ve etkin kullanımındaki işlevinden çok tedarikçi, bilgi işlemci, kayıt tutucu, hatta tahsilatçı olarak değerlendirmeye çalışması, üstüne üstlük ne alırsan on liraya mantığı içinde belirlenen global bütçenin tasarruf tedbirleri içinde yer alan gider kalemlerinden biri olarak görmesi büyük yanılgıdır.

Her yıl hiçbir gereksinim olmadığı halde, hiçbir altyapı olmaksızın açılan yeni eczacılık fakülteleri ile mesleğimiz değersizleştirilmeye çalışılmakta, adına “ilacın ucuzlaştırılması” denilen politikalar ile aslında ilaç değil emeğimiz ucuzlaştırılmaktadır. İlaç ucuzlaştıkça vatandaşın cebinden çıkan paranın ters orantı ile artması bunun bir göstergesidir.

Bizler her türlü zorluklara rağmen ülkemize ve insanımıza olan sevgimiz, mesleğimize olan sorumluluğumuz gereği mesleğimizi bilimsel tanımına uygun, başta sağlık hakkı olmak üzere evrensel insan haklarına saygılı, etik değerlere ve meslek yeminimize bağlı, sosyal devletin kurum ve kaynaklarına sahip çıkan, mesleki standartlarımızı ve meslektaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltmeyi hedef alan bir anlayış içinde, meslek örgütlerimizin çatısı altında çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.

Yaşanan bu sıkıntılı günlerin sona ermesini ve gelecek 14 Mayıs'ların mesleğimize, ülkemize ve insanlığa daha güzel günler getirmesini diler, eczacılık gününüzü sevgi ve saygılarımla kutlarım.

Ecz. Kubilay Aydın

Bursa Eczacı Odası Başkanı



 

 

Okunma Sayısı: 1689